Adana

Adana

Tamam, bir sürü tarihi ve turistik yeri var ama yine de en önemlisi kebap kısmı. Haberiniz olsun, bu Şehir Vejeteryanlar için değil. Ciğer yemek için gittiğimiz mekanda, sofraya gelen yeşillikler ve garnitürleri bitirmek bile, çok fazla emek gerektirdi, ama sadece salata isterseniz ne olur bilemiyorum :) Tanımadığınız ama, yemeklerinin methini duyduğunuz bir şehre gittiğinizde, en iyi mekanları, yüzünde gülümseme ile dolaşan ve yemek yemekten mutlu olduğu formundan da anlaşılan insanlardan öğrenebilirsiniz. Bazen bu araştırmalar uzun yürüyüşler gerektirebiliyor tabi. Şalgam suyu içmeyi unutmayın, ciğer ve bilimum et şişleri kesinlikle atlamayın. Cumartesiyi Pazara bağlayan gece, Kazancılar Çarşısında sabahlamak, ayrı bir keyif olacaktır. Adana da deniz yok ama deniz kadar Seyhan barajı var.

Portakal çiçeği festivali, Vosvosçular buluşmuş.

 

Portakal Çiçeği diye sadece çiçek beklemeyin

 

Motorcuların neyi eksik Vosvosçulardan.

 

Karşıdaki çamlar karabataklar tarafından beyaza boyanmış

 

Seyhan barajında bot sefası

 

 

Kazancılar

 

Büyüksaat Kulesi

Merkez Park

 

Taşköprü

 

Merkez Camii

 

Seyhan Nehri kıyısı

 

Mangallar ustasını bekliyor

 

Adana’da neredeyse herşey yemek üstüne, Seyhan Barajı kenarında konakladığımız bir noktada,  yaşları en fazla 15 olan dört genç, bisikletleri ile gelmişti. Ekipman listesi; şalgam suyu, tel ızgara, et ve salata. Katettikleri mesafe en az 30 km. Yemek için göze alınanlara bakın :)

İlle de deniz göreceğim derseniz Yumurtalık ve Karataş ilçelerini ziyaret edebilirsiniz. Yumurtalık ufak olması nedeniyle daha sempatik geldi. Yumurtalık Limanı,  Antik Şehir ile iç içe geçmiş durumda. Limanın açığında Kızkalesi isimli bir Tarihi alan mevcut (Eski uygarlıkların niye bittiği belli. Kızlar adada, erkekler Anakarada olunca sistem çuvallamış). Bu seyahatte, merak ettiğimiz konularından biri de, kıyıdan uzak her kayaya niye kız ismi verildiği. Kızlardan da Kalelerden de bıktım diyenlere Karataş ilçesi önerilir. Uzun bir kumsalı var (açıkta,  iki ufak kayalık vardı ama ismini sormadım umarım kızkalesi değildir).

Kurtkulağı Kervansaray’ı

 

Kervansaray’ın içi

 

 

Kurtkulağı Köy’ün deki Tarihi Camii

 

Yumurtalık Ayas Kalesi

Adana nın şehir içi trafiği, İstanbul trafiğini aratmıyor, arkadaşların cengaver gibi yola atlamaları da ayrı bir güzellik. Kebap aralarında,  Seyhan Irmağı kenarında yürüyüş yapabilirsiniz. Yeşilçam Müzesi, Ulucami, Kazancılar Çarşısı ve Tepe Mahallesi görülmesi gereken yerler arasında.

Adana’ya 3- 4 gün ayırmıştık ama 3 hafta oldu :) Nisan ayında Uluslararası Tiyatro Festivali varmış, İstanbul’da gidemediğimiz kadar oyun a gittik. Tam bu kadar yeter derken, Geleneksel El Sanatları Festivaline denk geldik. El emeği, göz nuru bir çok eseri görmek çok hoştu. Tiyatro Festivali kapsamında Mahmut Hazım Kısakürek;  Karagöz Atölyesi düzenlemişti. Bir selam veririz diye girdiğimiz kapıdan 2 gün sonra kursiyer olarak mezun olduk :) Böyle değerli bir ustanın bilgi ve deneyimlerini herkesle paylaşması çok büyük bir onurdu. Mahmut Hoca, aynı zamanda Karagöz-Hacivat; Türkiye Somut Olmayan Kültür Mirası taşıyıcısı.

Mahmut Hazım Kısakürek

 

Adana’nın  sokaklarını,   gündüz   bici  bici satıcıları,  simit-şalgam satıcıları ve kebapçılar dolduruyor. Geceleri ise Şırdancılar ve mumbarcılar bu ekibe ekleniyor. Üzerinde kebap dumanlarının yükseldiği, sıcak tavırlarıyla sizi kucaklayan insanların bulunduğu bu şehirden güzel anılarla ayrılıyoruz.

Sevgiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir