Akşehir (Konya)

Nasreddin Hocayı  ziyaret edelim dedik. Akşehir’de konaklamayı düşündüğümüz yer, meğer pazar alanıymış. Perşembe günü Akşehir’in pazarıymış. Girdik pazarcıların arasına, koca araçla ordan dön, burdan kıvrıl uygun yer bulana kadar Akşehir’in altını üstüne getirdik. Akşehir’i sevdik. Kendine has bir sıcaklığı var. Belki de Nasreddin Hocanın etkisidir. Bazı sokakları ve eski evleri restore etmişler, güzel görünüyor. Bir iki müze gezdik. Hocanın fıkralarının canlandırıldığı heykelleri gördük.

Nasreddin Hocanın Türbesi gibi diye bir deyim vardır. Hocanın türbesi, kocaman kilitli bir kapıya sahiptir, ama etrafı açıktır. Yapılan bir işin anlamsızlığını, gereksizliğini anlatan bu deyimin çıkış noktası olan türbe yenilenmiş. Ve Türbeyi restore eden arkadaşlar, her tarafı demir parmaklıkla çevirip, misler gibi siyaha boyayıp bu işi kökünden halletmişler.

 

Meşhur kazan, elimize bir tencere alıp kazan doğurdu diye fotoğraf çekecektik ama kazanı görünce vaz geçtik. Bizim tencere kazanın yanında fincan kadar kaldı.

 

 

Günlerden bir gün, gecelerden bir gece, Hoca Nasrettin, kuyudan su çekmeye karar vermiş. Elinde kovası, bahçedeki kuyunun başına gelmiş. Tam kovayı sarkıtacağı sırada, kuyunun içinde Ay’ı görmüş…. Merak edenler devamına internetten baksın :)

 

Pafi’nin fıkrada yeri yok.

Küçük bir papağanın onbeş altına satıldığını gören Nasreddin Hoca, bir koşu evine gidip kümesteki hindisini tutmuş. Apar topar pazara götürüp başlamış bağırmaya ,
– satılık hindii…. satılık hindii…. yirmi altına satılık hindi !
şaşırmış pazardakiler.
– yahu hocam demişler. bir hindinin yirmi altın ettiği nerde görülmüş.
– ne olmuş diye çıkışmış hoca. demin bir kuşu onbeş altına sattılar.
– ama o papağandı demişler. tıpkı insan gibi konuşuyor o.
– olsun demiş Nasreddin Hoca.  O konuşuyorsa, bu da düşünür !

 

 

Parayı veren düdüğü çalar…

 

 

Tarifi bende…

 

Bindiğin dalı kesiyorsun fıkrasında hep testere olurdu. Burada balta kullanmışlar Hoca bu işe ne derdi acaba :)

 

 

 

Ben zaten inecektim…

 

 

2021 yılında yapılan restorasyon ile, bir deyimin bitirildiği Türbenin son hali.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Akşehir Belediye binası

 

Nasreddin Hoca Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi

 

 

Akşehir Ulu Camii

 

 

 

 

Altındaki metal kabın içine, sıcak kum koyarak, beşiği alttan ısıtıyorlarmış.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Geçerken bir uğrayın derim. Eski sokaklarda bir tur atın, müzeleri gezip, Nasreddin Hoca’yı ziyaret edin :)

Sevgiler…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir