Akyaka (Muğla)

Akyaka

Akyaka’ya gelme nedenimiz, benim pedallı ve yelkenli kayak ile balık turuna çıkacak olmam. Şehir içinde kendimize bir köşe bulduk. Önce biraz alış veriş yaparak,  eksiklerimizi tamamladık. Ben balıktayken Pınar Akyaka’yı turlayıp 25 yılda neler olmuş bakacak (deniz de olacağımdan değişiklikler beni bağlamıyor :) ).

Kayağı hazırlayıp 07:30 da açılıyoruz. Hava biraz sisli, rüzgar yok. Sırtı hızına çıkmak için pedallara kuvvet. Bizim kayakda kollar çalışıyordu, bu kayakta bacak kası yapacağız,  belli oldu :) Rüzgar’ın çıkmasını beklerken 2 saat kadar pedal bastık, etrafta bir sürü balık oynağı var. Ama hiç biri bize yüz vermiyor.

Sabah kayağı yüklenip kıyıya getiriyoruz.  Sisli,  kapalı bir hava, bunun anlamı rüzgar yok pedallara kuvvet :)

 

Güneşin doğuşunu suda karşıladık.

 

Gün ilerledi ama,  beklenen rüzgar hala yok.

Biraz mola vermek ve kahvaltı yapmak için küçük bir koya yanaşıyoruz. Yavuz hoca tedarikli, çay ve ekmek arası kahvaltılıklar ile keyifli bir yemek yiyoruz. Mola sırasında Yavuz hoca ufak sahtelerle kıyıdan oynamaya başlıyor. Tam kıyıdaki kayanın üzerinde oyun oynarken,  2 lambuka 40-50 cm derinliğindeki  su da, 2 metre açıktan bize doğru yaklaşıyorlar. Oltayı atacak yer bile yok. Lambukalardan biri, önünde aşağı yukarı oynayan silikon sahteye daha fazla direnemiyor ve atlıyor. Makinenin kolunu bile çevirmeden kamışın ucundaki balığı kenara alıyoruz. Saatlerce kovaladığımız balık, kendiliğinden gelip kıyıya çıkıyor :) Kıyıdan yaptığımız atışlarda 3 Lahoz ve 1 Hani de oltamızı ziyaret ediyor. Ama bu arkadaşların akıbeti, Lambukadan farklı. 2 fotoğrafın ardından hepsi suya iade.

Kahvaltı mekanımız.

 

Molada bize katılan arkadaş, ekip tamam :)

 

 

Mola ardından 3-4 saat daha sırtı yapmamıza rağmen,  başka ziyaretçimiz olmuyor. Pedalla antremanın haricinde, çıkan rüzgarla yaptığımız yelken seyri de muhteşemdi.

 

 

 

Ben Körfez turu atarken, Pınar’da Akyaka keşfinde

 

Akyaka Orman Kampı

 

Akyaka Orman Kampı

 

Azmağı ziyaret etmeden olmaz

 

Su pırıl pırıl.

 

Konaklamayı Azmak kıyısında yaptık, yaz olsa böyle bir imkan olmazdı sanırım, ama Sonbaharın bütün avantajlarını kullanıyoruz :)

 

Karavanın penceresinden.

Günün sonundaki ödülümüz, Yavuz hocanın hazırladığı limonda marine edilmiş çiğ lambuka oldu. Akyaka’yı farklı bir açıdan görmek isteyenlere tavsiye :)

Sevgiler…..

2 yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir