Ananuri (Gürcistan)

Ananuri (Gürcistan)

Aragvi nehri üzerinde kurulu küçük bir yerleşim. Sonradan nehrin üzerine baraj yapılınca, göl kıyısında bir yerleşim yeri haline gelmiş. 13. yüzyılda, bölgeyi yöneten Aragvi dükleri tarafından kurulmuş. Küçük bir kale ve kiliseden oluşuyor. Daha sonra rakip dükler tarafından yakılıp yıkılmasına ve tekrar elden geçirilmesine rağmen, kalanlar ve göl kıyısının sakinliği nedeniyle, ziyaret etmekten en çok keyif aldığımız yerlerden biri oldu. Yazın gölde yüzmek, kışın ise kayak merkezi Gudari’ye giderken soluklanmak için güzel bir nokta. Yeme içme ve alışveriş imkanları kısıtlı. Kalenin etrafında yeni bir düzenleme yapılıyor. Sanırım daha sonra gelecekler, biraz daha fazla imkana sahip olacaklar. Gölde yüzebilir, deniz bisikleti (göl olunca, göl bisikleti mi olur acaba) kiralayabilir veya kıyıda bulunan 2 kafeden birinde bir şeyler içebilirsiniz. Suyun içinde, bizim Sivas Kangal gölünün, doktor balıklarının Gürcistan versiyonu var. Suyun içinde oturunca, gelip didiklemeye başlıyorlar. Tek sorun, bizim balıklara göre biraz yoğun bir tedavi uyguluyorlar. Gıdıklanıyorsanız denemeyin :)

 

 

Soldaki kubbe kilise, sağdaki kubbe çan kulesi.

 

 

Kilise’den göl manzarası.

 

Ufuktaki beyaz nokta karavanımız.

 

 

 

 

Girişte örtünmek için giysiler var.

 

 

 

 

 

 

 

Dronumuz yok ama köprüden dron fotoğrafı çektik :)

 

Köpünün ek yerlerinde öyle açıklıklar varki, biraz daha bakım işini aksatırlarsa, aradan araba düşecek :)

 

 

Karavandan adım attık mı göldeyiz.

 

Arka bagaj kapağındaki delikler seakayak montajında kullandığım delikler. Keşke seakayağı getirseymişiz :(

 

 

Odunları topladık ama bir türlü yakamadık. Etrafta bir sürü ateş izi olmasına rağmen, ateş yakmak bu yere saygısızlık olacak gibi geldi.

 

 

 

Barajın kapaklarını açtılar sanki. Geldiğimizden beri su en az 50cm alçaldı.

 

Yeni dostumuz.

 

Tenteyi açtık yağmuru seyrettik, ardından gökkuşağı. Bir gökkuşağını hiç bu kadar yakından görmemiştik. Yüzsek altından geçerdik ama risk’e girmedik :)

 

Sokaklarda domuzlar dolaşıyor. Önde yavrular arkada anneler. Anneler köpeklere siper olmuş durumda.

 

Günbatımı karavan önünde keyif zamanı.

 

 

Hep köpek besleyecek değiliz ya, birazda diğer canlılara ilgi göstrmek lazım. Bütün ısrarlarıma rağmen karavanın içini görmek istemediler :)

 

Karavanın konumu çok iyi, bütün etkinlikler burada :)

 

Oltayı attım, balık köpeğimde var ama tık yok :)

 

Yağmur başlayınca bütün ekip tentenin altına sığındık :)

 

 

 

Bu bira ama ne birası diye sormayın. Üstünde anlaşılabilen iki yazı var biri hacmi, biride alkol derecesi :)

 

Alkol günlükleri gibi oldu. Bu şeftali şarabını karavanın yanına yanaşan arabadaki arkadaşlar ikram etti. Kendi yaptıkları şeftali şarabıymış. Önce bizden bardak istediler. Bizde su istiyorlar diye bardak ve soğuk su çıkardık. Biraz Gürcüce, biraz ingilizce sadece bardağı aldılar ve bize bu şarabı ikram ettiler. Bu İkram bir kaç sefer tekrar etti :)

 

Her gittiğimiz yerde mutlaka bir kaç köpek bizi sahipleniyor. Arabanın altında, yanında, önünde birsürü köpek oluyor.  Hareket etmeden önce, Pınar aracın etrafını köpeklerden temizliyor, sonra ben biraz uzaklaşıyorum ve Pınar koşarak karavana biniyor.

 

Ananuri’de bu mekanı açmak için elemanlar geceler boyu çalıştı (kafamızı az ütülemediler). Ayrılmadan 2 gün önce açılış yapınca, bizde kırgınlıklarımızı unuttuk :) ve akşam yemeğine buraya gittik.

 

Gece, gölün karşı kıyısından çakal ulumaları geliyordu. Kilisenin yanındaki yerimizi terk ederek, birazda çakal görme hayali ile karşı kıyıya geçtik. Ama 2 gece konaklamanın ardından ancak 1 tilki, 1 kirpi ve bolca inek gördük :)

 

Karşı kıyı.

 

 

Kıyıda ufak bir kule kalıntısı var.

 

Karavanın yanında kafanızı kaldırınca bulutların geçit töreni.

 

Bu arkadaş minyatür bir av köpeği, memelerine bakılırsa bir çok yavrusu var. Önce bir kaç kraker verdik, sonra baktık bu iş böyle olmayacak, kendimize aldığımız ekmeği ona verdik. Bir kaç  dilim yedi artanını ağzına alıp yavrularına götürdü.

 

 

İşte burada ateş yaktık. Ama hesap hatası ne sucuk var ne et.

Normal şartlarda eğer göle girmezseniz, 1 saat içinde herşeyi göreceğiniz bir yer. Bizim gibi gölde yüzmekten keyif alıyorsanız, daha uzun süre oyalanabilirsiniz.

Sevgiler…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir