Borjomi (Gürcistan)

Borjomi

Borjomi; Gürcistan’ın suları ile ünlü şehri. İlk girişte, büyük bir tabiat parkı var. Burada kalabiliriz düşüncesi ile, ilk olarak parkın ziyaretçi ofisine gittik. Ama parkta sadece çadırlı konaklamaya izin veriliyormuş. Ayrıca motorlu araç girişi de yasak. Yola, ya yürüyerek ya da atlarla devam etmeniz gerekiyor. Eğer gerekli kamp malzemeniz yoksa, ziyaretçi merkezinde bunları da kiralamanız mümkün. Maden suyu kaynağının, ılıca havuzlarının, teleferiğin olduğu ve şehrin eğlence merkezi olan Şehir Parkına doğru rotamızı çevirdik. Daha önce not aldığımız konuma giderken, polis büyük araç girişi yok diye bizi geri çevirdi. Şehir parkına yakın bir konumda bulduğumuz otopark ta ise, neredeyse İspark fiyatına konaklamak zorunda kaldık (24 saat için 20 Lari). Bu konumu kaydedin de, sizde aynı hataya düşmeyin (konum 41.839484, 43.386419). Daha sonra etrafta dolaşırken 400-500 metre yürüme mesafesinde ücretsiz yerler bulduk :( Ertesi gün yerimizi değiştirdik.

 

Kura ırmağı üzerindeki demir köprü.

 

Bir çok park var. İçlerinde harika yapılar da bulunmakta ama çoğu kaderine terk edilmiş.

 

 

 

Tren rayları, ırmak, yol, hepsi yan yana.

 

 

 

Sovyetler Birliği döneminden kalma bir yapı.

 

 

 

 

Pyotr Tchaikovsky’nin Heykeli. Gürcü olmamasına rağmen burada, nedenini bilmiyorum.

 

 

Mini pazar

 

 

Kent parkı’nın içinden akan çay.

 

Derenin sol tarafı park. Sağda ise, bir otel var. Bu köprüden düşmeden tam tur atarsanız otelde bedava kalıyorsunuz :)

 

Köprü bu.

 

 

General Mirza-Reza-Khan ın yaptırdığı yazlık ev.

 

Bütün tavan aynalarla işlenmiş.

 

 

 

 

 

Borjomi, girişinden girip yaklaşık 4km yürürseniz açık havada ormanın içinde bulunan ılıcalara ulaşılıyor. Ilıca da (hot water diyorlar ama pek hot değil haberiniz olsun :) ) soyunma kabinleri, duş tuvalet ve kahve veya meşrubat içebileceğiniz bir büfe var. Giriş 5 Lari. Parkın içinde, Borjomi maden suyunu içebileceğiniz bir çeşme var. Ama sıcak maden suyu berbat bir şeymiş, soğutup için. Parka çocuklarınızla girdiyseniz, Ilıcaya ulaşmanız uzun zaman alabilir. Parkın içinde, bir çok farklı eğlence alanı var. Ilıcaya ulaşmak için diğer alternatif ise (biz bunu yaptık), teleferikle (teleferik tek yön 5 Lari) yukarı çıkıp yaklaşık 2-2,5 km yürüyüşle ılıcaya ulaşmak mümkün. Aman dikkat, son 1km çok dik bir orman yolundan, sıkı bir iniş gerektiriyor. Ilıcaya gidişi bu şekilde yaptık ama dönüşü yine bir orman yolundan yürüyerek parkın içinden geçerek bitirdik.

 

 

Parkın içine girdik, giriş 2 Lari.

 

 

Rus halk masalından uyarlananan bir animasyon filminin kahramanları. Kızın ismi Maşa, bir sirkten emekli olan ayının ise, Mişka

 

 

 

 

 

 

 

Ayakları gözüken iki eleman yaklaşınca plastik bardaklara meşhur Borjomi maden suyundan doldurup, ikram ediyorlar. Aman diyeyim sıcak içmeyin, bir su bu kadar mı berbat olur.

 

Madensuyu çeşmesi bu cam kubbenin altında.

 

Kuş apartmanı.

 

 

 

Parkın içinde, restore edilen yapılardan biri. Ama açıklamaların neredeyse hepsi Gürcüce anlayabilen beri gelsin.

 

 

 

Derenin karşısında olduğu için, neyi ifade ettiğini bilmiyorum. Elinde dünyayı tuttuğunu ve böylesi bir parkta olduğu için barışı ifade ettiğini düşünüyorum. Ama elindeki biraz da ananası andırıyor bu durumda ne diyor bilemiyorum.

 

Dolum tesisinin eski halini gösteren tarihi bir fotoğraf. Ortada ki resimde sağdan dördüncü adam sanki burnunu karıştırıyor, Umarım, bu parti tükenmiştir ve bizim aldıklarımız yeni seridir.

 

Bu fotoğrafta da çeşmeden sıcak maden suyu içen bir grup insan var. Sakallı olanlar şanslı, en azından suratlarının aldığı şekil belli olmuyor :)

 

Teleferiği bekliyoruz. Sağdaki kırmızı eğik demir parçası teleferiğin fren tertibatı. Vagon onu itince yukarı sinyal gidiyor ve makinist sistemi durduruyor. Eğik yapısının orjinal olduğunu ümit ederek vagonu bekliyoruz.

 

Aha geliyor.

 

İçerideki elemen kabin görevlisi, adam hergün bu heyecanı kim bilir kaç kere yaşıyor.

 

Teleferikten parkın manzarası.

 

 

Teleferikten indkten sonra, küçük bir kamp var çadır da kiralıyorlar.

 

 

Tepede sovyetler birliği modeli bir toplu konut.

 

 

Teleferik ten indikten yaklaşık 1,5 km sonra orman yolundan ılıcaya doğru inişe geçtik.

 

Ilıca girişi. Giriş 5 Lari.

 

 

 

 

Dönüş yolu.

 

 

Derenin bir sağından bir solundan gidiyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

Şehre döndük, karavan’a yeni bir yer bulduk.

 

Karavanın manzarası.

 

Bu da gece manzaramız.

Borjomi’de girdiğimiz, en genci 60 yaşında hanımların işlettiği bir lokantada, çok keyifli saatler geçirdik. Önce yan masadaki teyzelerden şarap ikramı geldi. Ardından da Pınar’ı Gürcü havaları eşliğinde oyuna kaldırdılar :)

 

Bulduğumuz yöresel lokanta.

 

 

Pideyi yerken önce yumurtayı patlatıyorsunuz. Sonra pidenin dibini delmeden, peynirleri kazıyıp yumurtayı ve tereyağı nı harmanlıyorsunuz ve ufak ufak keserek dıştan içe doğru yiyorsunuz. Tabağı ne kadar az kirletirseniz o kadar işi biliyorsunuz demek. Diğeri kuzu şiş ama kemikli geliyor. Tadı iyi olmasına rağmen, yerken biraz uğraştırıyor.,

Borjomi’ye 1 gün yeter, otoparka girip keyfinizi kaçırmazsanız, güzel bir gün sizi bekliyor.

Sevgiler…

2 yorum

  1. Güzel bir doğa ve tepedeki o kocaman ,çirkin beton yığınını saymazsak insanı rahatsız etmeyen bir mimari var. Biraz bakımsız kalmış ama zamanla daha iyi olacaktır. Teleferik ise biraz macera gibi geldi bana……

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir