➰ Yesemek ve Tilmen (Gaziantep) 🖤

Hatay’dan Gaziantep’e gitmek için otoyolu kullanmadık, ara yollardan gidince İslahiye den geçerken 21km mesafede bulunan Yesemek köyüne rotamızı çevirdik. Burası M.Ö. 1375-1335 yıllarında Hitit Kralı 1. Şuppiluma tarafından açılmış bir yer.

Bu atölyeyi faaliyete geçiren Kral Şuppiluma’yı saygıyla anıyoruz.

Yakın Doğunun en büyük taş ocağı ve heykel işleme atölyesi. 110 dönüm araziye yayılmış bu alanda, taslak halinde 300 den fazla heykel bulunmuş ve bir kısmı çıkarılarak sergilemeye alınmış. Ağırlıkları 1 ila 10 ton arasında değişen bu heykel taslakları, binlerce km uzaklıklara gönderiliyor ve gittikleri yerlerde ince işleri yapılarak, heykellere son halleri veriliyormuş. Bölge, M.Ö. VIII. Yüzyılın son çeyreğinde, Asurlularca ele geçirilmiş ve heykel ustaları Asur’a götürüldüğü için atölye kapanmış. Bu nedenle her yerde yarım kalan heykelleri görmek mümkün. Yunan sanatının çekirdeğini oluşturduğu düşünülen bu atölyede, mermer heykellerde görülen o ince işçiliği beklemeyin. Çağının sanatına yön veren bu bölgenin, 30 yılı aşkın süredir korunmasına katkı sunan Ali Bey’in (Ali Çiçek) güzel anlatımı ile gezmek ve akar suyun kenarında, heykelleri seyrederek, çay içmek büyük keyif oldu.

 

Derenin karşısına geçince, Yesemek taş ve heykel atölyesini gezebilirsiniz. Bu yakada kalırsanız çay içebilirsiniz tercih sizin :)

 

 

 

 

Bazı heykellerin ne olduğunu anlamak için fazlaca hayal gücü gerekebilir.

 

Bu heykel eğer bitmiş olsaydı 10 tonluk bir aslan heykeli olacaktı. Alanda bulunan en büyük heykel taslağı bu (şimdilik).

 

 

 

 

Aslan heykeli ve bir küçücük aslancık :)

 

 

 

 

 

Savaş arabası sahnesi, üç parçadan oluşan bu eserin iki parçası bulunabilmiş. Pafi üçüncü parçayı aradı ama oda bulamadı.

 

 

Bu figürlerin Dağ Tanrısı olduğu düşünülüyor.

 

 

 

 

Ayı-İnsan karışımı yaratık heykeli, bir görüşe göre de yüzün aslan yüzü olma ihtimali var.

 

 

 

 

 

 

 

Yaklaşık 110 dönüm araziyi kaplayan bu alanda Sfenksler, kapı aslanları, oturan aslanlar, kanatlı aslanlar, Amanos Dağlarını temsil eden Dağ Tanrısı kabartmaları, savaş sahnesi kabartmaları ve mimari parçalar sergilenmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu kapladığı alan ve yapılan işler nedeniyle, belki de dünyada tek olan böyle bir bölgenin çevresine baraj inşaatı yapmaya başlamak, sanırım bize özgü bir durum. Bu işten geri adım atılmazsa, atölyenin durumu ne olur belli değil.

Alanın karşı yamacında baraj inşaatı için yapılan çalışmalar

 

Ön tarafta zarar görmesin diye özenle üzeri örtülen kazı alanı, arka tarafta barajın su kanalı.

 

Yesemek yolu üzerinde, İslahiye’ye daha yakın konumda Tilmen Höyüğü bulunuyor. M.Ö. 4000 yılında ilk yerleşimin başladığı düşünülüyor. Karasu ırmağının kolları ile çevrelenmiş bu alana, bir köprü ile ulaşılıyor. Dünyada bozulmadan kalmış ender höyüklerden biri. Höyükte kazılar hala devam ediyor. Çıkan eserlerin büyük kısmı Gaziantep Müzesinde sergileniyor. Zamanınız varsa buraya uğramadan yola devam etmeyin. Böylelikle Müzede Tilmen hüyükten çıkan buluntuları gördüğünüzde olayı gözünüzde tam anlamıyla canlandırmanız mümkün olacak.

Tilmen’in en ihtişamlı Hitit şehirlerinden biri olduğu kabul ediliyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Panorama fotoğrafı, görüntülerken cep telefonlarında biraz sorun yaşayabilirsiniz :)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sümbül zamanı.

 

 

 

Sevgiler…

2 yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir