Gazipaşa (ANTALYA)

Manavgat’tan çıktık. Normal bir yolculuk yapan herkes Alanya’ya uğrar ama biz uğramadık. Fazla büyük. Hedef Gazipaşa, nedense ismi cazip geldi. Evler ile Muz seralarının içiçe olduğu keyifli bir yer. Bir havaalanına sahip. Şirinliği ve küçüklüğü daha ne kadar kalır bilinmez. Medeniyet buralara da ulaşmış yani. Büyük bir kumsalı var. Kumsal Caretta’ların 17 yumurtlama alanından birisi. Çevrede uyarı tabelaları mevcut, umarım Belediye astığı tabelaların takipçisidir. Kumsalda durduğunuzda sol tarafınızdaki tepede Selinus harabelerini görebilirsiniz. Biz kumsaldan baktık, yakından bakmak isterseniz limanın yanındaki patikadan çıkılabiliyor. Kumsalda mangal yakmak ve piknik yapmak için bir alan ayrılmış. Ayrıca, yemek yiyebileceğiniz farklı bütçelere uygun mekanlar da mevcut. Yemeği yedik, birazda abarttık diyorsanız, eritmek için 2km ye yakın yürüyüş parkuru mevcut.

Sahilde bazı noktalarda plaka taşlar var.
Sahilin sonu, balık tutacağım diye yürümekten filinta gibi oldum :)
Karavanın yeri sağlam. Herkes kumsalda biz gölgede.
Yürüyüş parkuru
Selinus antik kenti. Güzel bir patika var ( en azından aşağıdan öyle görünüyor, test etmedik, etmeyiz :) )

 

Kumsal size cazip gelmiyorsa, Koru Koyuna gidebilirsisniz (Selinus antik kentinin bulunduğu tepenin arkasındaki koy). Neredeyse bütün sahil plaka kayalarla kaplı. Mevsiminde denize girmek keyifli olacaktır.

 

Koru Koyu. Sağdaki tepe Selinus antik kentinin bulunduğu tepe.
Koru Koyu
Koyda plaka taşlar arasında çok hoş girintiler var.
Koru Koyu
Balığa hazırım.
Ama balıklar hazır değil. gele gele bu geldi :) Renklerinin tadından daha iyi olduğunu düşündüğüm için Denize iade edildi.

Koru koyunda Muz ekimi yapan bir çiftçi ile konuştuk, bize Muz yetiştiriciliği ile ilgili biraz bilgi verdi. Muzda bir tane anaç oluyor. Anaç bir önceki sene muzu veren kalın gövdeli kısım. Ama şu anda yapraksız bir kütük. Bu kütüğün yanından 1-2 tane yeni sürgün yapıyor ve bu sürgünler anaçtaki bütün suyu çekip onu kurutuyor ve meyve bağlıyor. Kuruyan anaç meyve verdikten 2 sene sonra sökülerek yakılıyor. Düz alanlarda sorun yok ama tepelere taraçalar yapılarak oluşturulan bahçeler ve bu bahçelerin bakımı çok büyük emek istiyor (aldığınız muzun hakkını verin sakın ziyan etmeyin).

 

Solda kupkuru duran Ana. Sağda ki ise bu sene muz verecek olan yeni sürgün
İkizleri olan mutlu bir Ana
Nohut kadar olan çıkıntı büyüyüp yeni sürgün olacak.
Her bir muzun altına bir çuval gübre konuyor. Herbir malzeme tek tek elde ve sırtta taşınıyor. Bir aşağı, bir yukarı
Açık alanda yamaçlara işlenmiş asırlık muz bahçeleri.

 

Sevgiler.

4 yorum

  1. Tunc Bey selamlar,

    Benim de hayalim boyle birsey ama ne zaman gerceklestirebilirim bilemiyorum. Sizi takip ederek kendimi avutacagim. Yolunuz acik olsun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir